WALL STREET’IN YOLU WASHINGTON’A DÜŞERSE ©
Nisan 28, 2010
MELEK ÇAĞLAR
Washington, D.C
Amerika’da paranın kalbi New York’ta atar, ama aklı hep Washington’dadır. Onun için yatırım kuruluşlarının, sigortacıların, bankaların başkentte her zaman güçlü bir ‘Hükümet İşleri Birimi’ kadrosu bulunur. Para makineleri New York’ta işlerken bu kadrolar da kurulu düzeneğin devamı için tıkır tıkır çalışır.
Ama bu hafta New York’un aklı da kalbi de Washington’daydı.
Bir yanda finansal reform yasa tasarısı, bir yanda Goldman Sachs oturumları.
Tasarı konusundaki inatlaşma evlere şenlik gibi görünse de seyirlik malzeme konusunda Goldman Sachs oturumu tüm reality show’lara taş çıkartır durumdaydı.
Medyanın iştahını kabartan, blogcuları heyecanlandıran Demokrat Senatör Carl Levin’in başkanlığındaki alt komisyonun Goldman Sachs’ın kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmaya çalışırken nasıl bir performans sergileyeceğiydi. Goldman Sachs’ın Washington’da neler söyleyeceği de muhtemelen haberlere başlık atmada sıkıntı çeken editörlerin işini kolaylaştıracaktı.
Malum, Senato alt komisyonu, finansal krizin sorumlularını bulmaya çalışıyor… İşte bunu yaparken de yasaları ihlal etmekle suçlanan Goldman Sachs’ın ifadesini almaya karar verdi.
Ne de olsa suçlu arayan parmaklar için şu sıralar halkın nefret ettiği Wall Street yöneticilerinden daha iyi bir hedef bulmak ‘Şam’da kayısı’ olurdu.
Peki ne olmuş da Sachs Kongre’nin huzuruna çağrılmıştı?
Saksısı zehir gibi çalışan Sachs yöneticileri adı ne kadar masum ilkokul günlerimizi hatırlatsa da oldukça sofistike bir fon olan ABACUS 2007 yoluyla sahtekarlık yapmakla suçlanıyor.
Ne yapmış Sachs? 2007’de John Paulson isimli bir hedge fon yöneticisine sentetik CDO (collateralized debt obligation) karması yapmasını önermiş. Sentetik CDO’dan kasıt bir çeşit yatırım sigortası sayılan kredi temerrüt değişim fonlarından oluşması. Yani burada iki taraf var. Biri oluşturulan fonun iyi para getireceğini, diğeri de zarar edeceğini savunuyor ve buna göre pozisyonlar alınıyor.
Türkiye’deki Sermaye Piyasası Kurulu’nun Amerikan muadili olan Securities Exchange Comission ise diyor ki, Goldman Sachs, Paulson’un yardımıyla bu fonu, batması kuvvetle muhtemel ev kredilerinden oluşturdu. Bu da yetmiyormuş gibi fonu oluşturan Paulson, Goldmans Sachs’ın fonun kar getireceğini düşünen iki müşterisine karşı pozisyon aldı. Sermaye Piyasası Kurulu’nu asıl rahatsız eden Sachs’ın Paulson faktörünü – yani fonu oluşturanın da, zarar edecek diye pozisyon alanın da aynı kişi olduğunu iki müşterisine bildirmemesi.
Kongre oturumunda konuşan Sachs yöneticileri ise bunun yasadışı olmadığını, adı geçen iki müşterinin yani ACA Financial Guranty ile Alman IKB bankasının sofistike kurumsal yatırımcılar olduğunu söylüyor. Yani özetle ‘Bu iki kuruluş dersini çalışmadıysa ve fonun risk derecesini doğru ölçemediyse bu bizim sorunumuz değil onların tembelliği,’ diye savunuyorlar kendilerini.
Goldman yöneticileri ‘Bizim işimiz bu, müşteriler portföy yaratmamızı istiyor, biz de onların risk alarak para kazanma ihtiyacını karşılıyoruz,’ diyorlar. Ve de ekliyorlar : ‘Yangından mal kaçırır gibi bir dolarlık fonu üç-beş sente alan müşteri bunun ne riskli olduğunu herkesten daha iyi bilir.’
Ama yöneticilerin bu açıklamaları senatörleri ikna etmekten uzaktı. Zaten alt komisyonun başkanı Senatör Carl Levin’in ağzını bile bozdu Goldman Sachs’ın bu fena halleri. Levin, şirket içi elektronik postalara atfen “Müşterilere ‘.oktan’ fonlar satıyoruz,’ diye yazışmalar olmadı mı aranızda” diye yöneticilere diklendi. Üstelik benim gibi harf tasarrufuna gitmeyip kelimeyi açık açık söyleyince de televizyonlarda birkaç kere ‘bip’lendi.
Şirketin CFO’su David Viniar’ın verdiği cevapsa dinleyenleri kahkahaya boğdu. Ama daha çok sinir krizi kahkahası havasında… Çünkü Viniar ‘.oktan fonları sattığı’ iddiasından çok bu ifadenin email’de yer almasından üzüntü duyduğunu söyledi.
Yöneticiler her ne kadar yasadışı bir işe girişmediklerinde ısrar etseler de ‘Emlak piyasası çöktüğünde Goldman Sachs’tan sevinç ve zafer çığlıkları geliyordu’ şeklindeki haberler evini ve işini kaybeden birçok Amerikalı’nın gözünde bu şirketi çoktan mahkum konumuna düşürmüş durumda.
Ama finans piyasaları hala çok umursamış görünmüyor halkın ne düşündüğünü çünkü oturumun yapıldığı gün sona ererken Goldman Sachs’ın piyasa değeri yükseliyordu. Yani külahlar yine değişiyor, gün boyunca senatörlerden zılgıt yiyen şirket yöneticileri piyasalardan kocaman bir aferin alıyordu…